Nereden başlayabilirim
bilmiyorum; her defasında olduğu gibi. Son tekimi içeceğim birazdan. Ciğerlerimde, ciğerlerimi taşa bağlayıp okyanusun dibine atmışlar gibi bir
baskı, bir ağrı var. Bu durumu eskiden hep gün içinde çok sigara içmeye
bağlardım. Sonra başka dertler geldiği zaman, aklım meşgul olduğu zaman, bol
sıkıntılı olduğum zamanlar bu ağırlığın/ağrının hep aynı yere
"çöktüğünü" fark ettim. İnsan garip bir varlık vesselam.
Dün gece istemeye istemeye
uyumaya gittiğimde -bu olayı hangi fiil ile anlatabilirim bilmiyorum- bir şey
fark ettim. Sanki kişilik bölünmesi yaşıyor gibiyim. İki kişiyim. Toparlamaya çalışacağım
yazıyı.
Bir soyut ben var ve bir somut
ben. Somut olan sizin gördüğünüz, sıfatlar ekleyebildiğiniz ancak benim hiç
sevmediğim tarafım. İçerisinde, varlığımı sürdürmek istemediğim ancak bir
şekilde varlığımın tam manası ile "sıkıştırılmış" olduğunu
hissettiğim taraf. Gerçek beni hiçbir şekilde yansıtmayan, kontrolünü tam
anlamıyla elime alamadığım taraf. Ve soyut olan; gün boyu "iç ses"
olarak adlandırdığım, olmak istediğim, "gerçek ben"i
gördüğüm/bulduğum taraf. Beni, sevmediğim bu yaşantımdan uzaklaştırabilen,
bulunduğum maddesellikten -tam manası ile olmasa da- ayırabilen; güzel yanım. Şu
anda içinde bulunduğum ve somut tarafımda yer alan bu bedenin, içine
hapsedilmiş, tıkıştırılmış, sıkıştırılmış taraf; soyut olan. "Bir ben var
benden içeri" sözü bu durum için söylenmemiştir muhtemelen ancak bu duruma
uymadığını söylemek -kendi açımdan baktığımda- yalan olur.
Bedenimin ve somut tarafımın
kontrolünün tam manası ile bende olduğunu düşünemiyorum. Somut olan, soyut
olanın üstünü örtmeye çalışıyor; sanki; o orada yokmuş gibi. Onun, oradaki
varlığından haberim olmasını istemiyormuş gibi. Ve ben, gerçek olanın; soyut
olan olduğunun bilincine vardığımdan beri -ve soyut olanın bilincini, somut
olanın bilinciyle beraber kendi bilincimin içinde bir araya, bir şekilde
getirdiğimden/getirebildiğimden beri- somut olanın daha fazla kontrole sahip
olduğu bu bedenden; rahatsızlık duyuyorum. Bedenden kasıt sadece fiziksel
anlamda değil, karakteristik ve diğer tüm özellikleri bunun içine
ekleyebilirim.
Tüm bu dışavurumlarımın,
rahatlama isteklerimin soyut olanın, somut olandan (büyük bir ihtimal kontrolün
büyük çoğunluğunun somut olanda olmasından ötürü) kurtulma çabası olduğunun
bilincine varabildim en sonunda. İşin kötü yanı; bu noktada, yapabileceğim bir
şey olup olmadığını bilmiyor olmam. Dahası, yapılabilecek bir şey var mı
gerçekten?
Çünkü negatif olarak gördüğüm
özelliklerimi barındıran somut taraf, aynı zamanda varlığımın da temsilcisi. Üçüncü
bir çıkış yolu daha var bu durum için lakin, vakti değil diye düşünüyorum. En azından şimdilik.
Varlığın Temsilcisi
Reviewed by UltiDigi
on
05:33:00
Rating:
Reviewed by UltiDigi
on
05:33:00
Rating:


Hiç yorum yok: