Son zamanlarda oyunlar üzerine pek bir şey karalamadığımı fark ettim. Bu sebepten mütevellit bir oyuncu gözüyle geçmiş dönem ile yeni dönem oyun sektörünü karşılaştıracağım, fazla uzatmadan yeni nesil oyunlar neden çerez niyetine oynanıp bir köşeye atılıyor sorusunu cevaplamaya çalışacağım bir yazı hazırlamak istedim.
Eyvallah hepimiz yaş alıyoruz, sorumluluklarımız artıyor, uğraştığımız şeylerin sayısı artıyor, kimimiz oyunlara artık daha az vakit ayırıyoruz falan fistan... Oyun sektörü en başından beri ticaret üzerine mi kuruluydu? Evet. Eğlence sektörü ticaret üzerine kuruludur en nihayetinde. Peki ne değişti de yeni oyunlardan eski tadı alamıyoruz? İlk olarak şuna değinelim:
Yaratıcılık
Yeni nesilde "oha" dediğimiz çoğu şey grafikle alakalı. Daha gerçekçi animasyonlar, daha gerçekçi grafikler görmek elbette hepimizin hoşuna gidiyor. Ama bu grafik sevdası yüzünden oynanışın arka plana atıldığını düşünüyorum.
Watch_Dogs'un tanıtım videolarında herkesin ağzının suyu aktı. Neden? Grafikler ve animasyonlar, gösterilen atmosfer efsaneydi gerçekten. Dahası hack konseptinin AAA kalitede bir oyun ile buluşacak olması merak uyandırmıştı herkeste. Fikir çok güzeldi ama uygulayamadılar. Çünkü oynanış üzerine yeterince yoğunlaşılmadı. Sürüş dinamikleri rezaletti, yaptığımız her şey birbirinin tekrarıydı ve dahası (ki oyunun hayal kırıklığı yaratmasındaki en büyük sebep bence budur; downgrade edilmiş olması değil) hacker olmanın avantajını hissettirememiş olması. Resmen script üzerine kurulu bir oyun oynuyormuş hissi veriyordu Watch_Dogs. Ki o script düzeneği de sağlam kurulamamıştı. Bu oyundan hacker yeteneklerini çıkarıp güzel bir cover sistemi getirilse ne değişir ki oyunda? Anlatmak istediğim şu, karakter hackerdan ziyade one man army modundaydı zaten. Hacker özellikleri pastanın üstündeki çilek gibi bir şeydi.
Ben Watch Dogs'u sevmiştim. Karakterin ağırlığı ve hikaye iyi kotarılmıştı bence. Gel gelelim oynanış üzerine yoğunlaşılmadığı çok netti. Ki bunun sonucunda da Watch_Dogs 2 fiyaskosu yaşandı. Watch Dogs 2 benim gözümde ilk oyunun şehir değiştirilmiş ve oynanış üzerine odaklanılmış versiyonuydu. Ne oldu? Kimse oynamadı. Çünkü oturmamış mekaniğin üzerine geliştirme yapamazsınız.
Aynı olay Far Cry Primal'da da oldu. Far Cry 3 güzeldi eyvallah. Güzelliği, seriye çok bir yenilik getirmiş olmasında değildi. Oynanışın dengeli & eğlenceli bir çizgide oluşu ve hikayenin muazzamlığındaydı. Sen aldın bu oyunu madem tuttu anlayışıyla kaplama değiştirerek tekrar tekrar önümüze koydun.
Bakınız: Far Cry 3 > Far Cry 4 > Far Cry Primal
Bu oyunların ne farkı var birbirinden? Mesela Syndicate, Unity'e kıyasla daha çok beğenildi. Neden? Seriye inanılmaz bir yenilik getirdiği için mi? Hayır. Tüm serideki beğenilmiş özelliklerin tek bir oyunda toplanmış haliydi Syndicate. Bugün Call of Duty serisi hala eski oyunlarının mekaniklerini kullanıyor.
Yeni nesilde ciddi bir oyun kıtlığı var farkında mısınız? Sürekli seri haline gelmiş oyunların yeni bölümlerini oynuyoruz. Şehir değişiyor, karakter değişiyor, atmosfer ucundan değiştirilmeye çalışılıyor... Mekanik aynı. Yapay zeka aynı. Kurduğumuz tuzaklar, sağlık yenileme paketleri vs. her şey aynı be arkadaş. Şaşırtan bir şey yok. Hikaye bazında başarılı işler çıkaran geliştiriciler var ama oyunun bir parçasını geliştirip diğer taraflarını tamamen sallamışlar gibi bir izlenim bırakıyor yeni nesil yapımlar bende. Eskiden bulmacalar olurdu oyunlarda da kafayı çizerdik çözene kadar.
Her şey gittikçe kolaylaştı. Bugün Need For Speed serisinde hala dinamik hava koşulu yok.
Çünkü olay tüketim çılgınlığına dönüştü. Yetiştiremiyorlar. Bildiğin yetiştiremiyorlar oyunları, tamamlayamıyorlar. Yeni bir şey ekleyemiyorlar değil yeni şeylerin getireceği riskleri almak istemiyorlar. Yeni ip tanıtılmıyor neredeyse. Bunun nedeni ne? Risk almak istememek. Peki neden şimdi gelin biraz da oraya bakalım:
Para Hırsı
Eski nesilde bir oyunu aldın mı en kötü ihtimal 1-2 hafta götürürdü seni. Sadece hikaye süresinin uzunluğundan bahsetmiyorum. Oyunlar doyurucuydu. Otururdun, üzerine araştırmalar yapardın. Diğer insanlarla bir şeyler paylaşırdın. Multiplayer modu dengeliydi. Arkadaş şimdi bir oyun yapıyorlar; oyunun normal süresi 12 saat ise bunun 6 saatini ana oyundan çıkarıp DLC niyetine piyasaya sürüyorlar. Millet de gidip alıyor. İşin multiplayer tarafına bakıyorsun yok skin paketi, yok geliştirme paketi, özel silah paketi, özel piknik tüpü paketi, hemen 80. seviyeye atlama paketi... Yani oyunu oynamak için gidip CD'sini satın alıyorsun, üstüne bir de oynamak için paket satın alıyorsun. Bugün oyun sektörü, eğlence sektörünün en çok kazanç getiren kapısı. Ama iş böyle olunca eğlence bütünüyle rekabete dönüşüyor. Bu paketler yüzünden dengesizlik oluştuğu için de multiplayer modu bildiğin çileye dönüşüyor.
Bu bildiğin aç gözlülüktür başka bir şey değil. Şimdi bu firmalar bu şekilde davranmasalar para kazanmayacaklar mı? Dik alasını kazanacaklar. Şu an bu yazıyı okumaya biraz ara verin ve CD Projekt'in hisseleri nasıl yükselmiş, Witcher serisinden ne kadar para kazanmışlar bir bakın lütfen. Witcher 3 bu nesilin açık ara en iyi oyunudur. CD Projekt aç gözlü bir firma değildir. Oyuncuya değer veren bir firmadır. CD Projekt'i sevin, doğayı koruyun. Yahu arkadaş bakın bu firma da DLC çıkarttı ama verdiğin her kuruşa değen bir DLC çıkarttı geliştiriciler. RE7 ortalama 8-10 saatte bitiyor bu DLC'ler RE7'den daha fazla oynanış süresi sunuyor. Resmen DLC vs oyun kıyaslaması yapıyoruz burada.
Lafı fazla uzatmayalım. İşin özü, kırpılmış oyunları almayın arkadaşlar. Sürekli kırpılmış oyun piyasaya süren firmaların oyunlarını merakla da bekliyor olsanız almayın. Birebir aynı mekanikleri alıp, üstüne yeni kaplama giydiren firmaların oyunlarını almayın. Bağımsız geliştiricilerin oyunlarına daha çok vakit ayırın. Abzu'ye bakın, Firewatch'a bakın. Oyun sektörü çok büyük bir sektör. İlla AAA kalitede, muazzam grafikli, aşmış animasyonlu oyunlara ihtiyacımız yok.
Eyvallah hepimiz yaş alıyoruz, sorumluluklarımız artıyor, uğraştığımız şeylerin sayısı artıyor, kimimiz oyunlara artık daha az vakit ayırıyoruz falan fistan... Oyun sektörü en başından beri ticaret üzerine mi kuruluydu? Evet. Eğlence sektörü ticaret üzerine kuruludur en nihayetinde. Peki ne değişti de yeni oyunlardan eski tadı alamıyoruz? İlk olarak şuna değinelim:
Yaratıcılık
Yeni nesilde "oha" dediğimiz çoğu şey grafikle alakalı. Daha gerçekçi animasyonlar, daha gerçekçi grafikler görmek elbette hepimizin hoşuna gidiyor. Ama bu grafik sevdası yüzünden oynanışın arka plana atıldığını düşünüyorum.
Watch_Dogs'un tanıtım videolarında herkesin ağzının suyu aktı. Neden? Grafikler ve animasyonlar, gösterilen atmosfer efsaneydi gerçekten. Dahası hack konseptinin AAA kalitede bir oyun ile buluşacak olması merak uyandırmıştı herkeste. Fikir çok güzeldi ama uygulayamadılar. Çünkü oynanış üzerine yeterince yoğunlaşılmadı. Sürüş dinamikleri rezaletti, yaptığımız her şey birbirinin tekrarıydı ve dahası (ki oyunun hayal kırıklığı yaratmasındaki en büyük sebep bence budur; downgrade edilmiş olması değil) hacker olmanın avantajını hissettirememiş olması. Resmen script üzerine kurulu bir oyun oynuyormuş hissi veriyordu Watch_Dogs. Ki o script düzeneği de sağlam kurulamamıştı. Bu oyundan hacker yeteneklerini çıkarıp güzel bir cover sistemi getirilse ne değişir ki oyunda? Anlatmak istediğim şu, karakter hackerdan ziyade one man army modundaydı zaten. Hacker özellikleri pastanın üstündeki çilek gibi bir şeydi.
Ben Watch Dogs'u sevmiştim. Karakterin ağırlığı ve hikaye iyi kotarılmıştı bence. Gel gelelim oynanış üzerine yoğunlaşılmadığı çok netti. Ki bunun sonucunda da Watch_Dogs 2 fiyaskosu yaşandı. Watch Dogs 2 benim gözümde ilk oyunun şehir değiştirilmiş ve oynanış üzerine odaklanılmış versiyonuydu. Ne oldu? Kimse oynamadı. Çünkü oturmamış mekaniğin üzerine geliştirme yapamazsınız.
Aynı olay Far Cry Primal'da da oldu. Far Cry 3 güzeldi eyvallah. Güzelliği, seriye çok bir yenilik getirmiş olmasında değildi. Oynanışın dengeli & eğlenceli bir çizgide oluşu ve hikayenin muazzamlığındaydı. Sen aldın bu oyunu madem tuttu anlayışıyla kaplama değiştirerek tekrar tekrar önümüze koydun.
Bakınız: Far Cry 3 > Far Cry 4 > Far Cry Primal
Bu oyunların ne farkı var birbirinden? Mesela Syndicate, Unity'e kıyasla daha çok beğenildi. Neden? Seriye inanılmaz bir yenilik getirdiği için mi? Hayır. Tüm serideki beğenilmiş özelliklerin tek bir oyunda toplanmış haliydi Syndicate. Bugün Call of Duty serisi hala eski oyunlarının mekaniklerini kullanıyor.
Yeni nesilde ciddi bir oyun kıtlığı var farkında mısınız? Sürekli seri haline gelmiş oyunların yeni bölümlerini oynuyoruz. Şehir değişiyor, karakter değişiyor, atmosfer ucundan değiştirilmeye çalışılıyor... Mekanik aynı. Yapay zeka aynı. Kurduğumuz tuzaklar, sağlık yenileme paketleri vs. her şey aynı be arkadaş. Şaşırtan bir şey yok. Hikaye bazında başarılı işler çıkaran geliştiriciler var ama oyunun bir parçasını geliştirip diğer taraflarını tamamen sallamışlar gibi bir izlenim bırakıyor yeni nesil yapımlar bende. Eskiden bulmacalar olurdu oyunlarda da kafayı çizerdik çözene kadar.
Her şey gittikçe kolaylaştı. Bugün Need For Speed serisinde hala dinamik hava koşulu yok.
Çünkü olay tüketim çılgınlığına dönüştü. Yetiştiremiyorlar. Bildiğin yetiştiremiyorlar oyunları, tamamlayamıyorlar. Yeni bir şey ekleyemiyorlar değil yeni şeylerin getireceği riskleri almak istemiyorlar. Yeni ip tanıtılmıyor neredeyse. Bunun nedeni ne? Risk almak istememek. Peki neden şimdi gelin biraz da oraya bakalım:
Para Hırsı
Eski nesilde bir oyunu aldın mı en kötü ihtimal 1-2 hafta götürürdü seni. Sadece hikaye süresinin uzunluğundan bahsetmiyorum. Oyunlar doyurucuydu. Otururdun, üzerine araştırmalar yapardın. Diğer insanlarla bir şeyler paylaşırdın. Multiplayer modu dengeliydi. Arkadaş şimdi bir oyun yapıyorlar; oyunun normal süresi 12 saat ise bunun 6 saatini ana oyundan çıkarıp DLC niyetine piyasaya sürüyorlar. Millet de gidip alıyor. İşin multiplayer tarafına bakıyorsun yok skin paketi, yok geliştirme paketi, özel silah paketi, özel piknik tüpü paketi, hemen 80. seviyeye atlama paketi... Yani oyunu oynamak için gidip CD'sini satın alıyorsun, üstüne bir de oynamak için paket satın alıyorsun. Bugün oyun sektörü, eğlence sektörünün en çok kazanç getiren kapısı. Ama iş böyle olunca eğlence bütünüyle rekabete dönüşüyor. Bu paketler yüzünden dengesizlik oluştuğu için de multiplayer modu bildiğin çileye dönüşüyor.
Bu bildiğin aç gözlülüktür başka bir şey değil. Şimdi bu firmalar bu şekilde davranmasalar para kazanmayacaklar mı? Dik alasını kazanacaklar. Şu an bu yazıyı okumaya biraz ara verin ve CD Projekt'in hisseleri nasıl yükselmiş, Witcher serisinden ne kadar para kazanmışlar bir bakın lütfen. Witcher 3 bu nesilin açık ara en iyi oyunudur. CD Projekt aç gözlü bir firma değildir. Oyuncuya değer veren bir firmadır. CD Projekt'i sevin, doğayı koruyun. Yahu arkadaş bakın bu firma da DLC çıkarttı ama verdiğin her kuruşa değen bir DLC çıkarttı geliştiriciler. RE7 ortalama 8-10 saatte bitiyor bu DLC'ler RE7'den daha fazla oynanış süresi sunuyor. Resmen DLC vs oyun kıyaslaması yapıyoruz burada.
Lafı fazla uzatmayalım. İşin özü, kırpılmış oyunları almayın arkadaşlar. Sürekli kırpılmış oyun piyasaya süren firmaların oyunlarını merakla da bekliyor olsanız almayın. Birebir aynı mekanikleri alıp, üstüne yeni kaplama giydiren firmaların oyunlarını almayın. Bağımsız geliştiricilerin oyunlarına daha çok vakit ayırın. Abzu'ye bakın, Firewatch'a bakın. Oyun sektörü çok büyük bir sektör. İlla AAA kalitede, muazzam grafikli, aşmış animasyonlu oyunlara ihtiyacımız yok.
Pastanın Üzerindeki Çilek
Reviewed by UltiDigi
on
10:09:00
Rating:
Reviewed by UltiDigi
on
10:09:00
Rating:







Hiç yorum yok: