Film Bestecisi Olmak İsteyenlerin Mutlaka Dinlemesi Gereken Eserler


Yolun epey başında olan birisi olarak; ses tasarımına ilgi duyan, üretmeyi seven, sadece dinlemekle yetinmek istemeyen ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen kardeşlerimiz için bir rehber hazırlamaya karar verdim. Bu yazımda daha çok eserleri dinlerken nelere dikkat etmeli, bestekar her türden müzik dinlemeli mi gibi soruları ele alacağım. Serinin sonraki yazılarında ise işin mutfağından, mutlaka bilinmesi gerekenlerden, bu alandaki araçların kullanımından, müzikal bilginin öneminden, sektörle ilgili efsanelerden vs. bahsedeceğim. Serinin ilk yazısını sadece "dinlemek" üzerine yazmak istedim çünkü bu işin temeli dinlemekten geçer. Sahneyi dinlemekten, kafanızda kurguladığınız ambiyansı dinlemekten, çoğu kişinin dikkatini bile vermeyeceği ufacık efektleri dinlemekten, detayları yakalamaktan... Kısacası önce dinleyeceğiz arkadaşlar.


Kimleri Dinlemeli?

Son yıllarda en çok dinlediğim bestecilerden birisiyle başlamak istiyorum ilk olarak, Borislav Slavov. Slavov, müzikal anlamda kompleks eserler icra etmekten ziyade kompozisyona minimalist açıyla yaklaşan bir bestekar. Bu adamdan öğreneceğimiz şey, ses tasarımının şarkıda ne kadar önemli olduğudur. Bir diğer ifadeyle Slavov, "hafif" olarak tabir edebileceğimiz kompozisyonları, tasarımla nasıl zengin hale getirebiliriz sorusunun yanıtı verebilen bir müzisyendir. Aşağıda isimlerini yazacağım eserleri kaliteli yayın gerçekleştiren bir müzik platformundan dinlemek daha yararlı olacaktır. Dikkat etmenizi istediğim şeyin tekrar altını çizeyim; kompozisyonun nasıl minimalist bir kafayla icra edildiği. Bu minimalistliğin altında kendini tekrar eden melodilerden nasıl kaçınabiliriz, armoni kısmını arka plana itelediğimiz bir eserde ses efektlerinin kullanım şekli şarkının dinamiklerini nasıl etkiler, elektronik elementler ile klasik enstrümanlar nasıl harmanlanır gibi soruların cevaplarını alacağız. Crysis 3'ün soundtrack albümünden seçtiğim ve dinlemenizi istediğim eserler şunlar: 
  1. Extraction
  2. Who's The Prey Now 
  3. Dome and Hydro Dam
  4. Jungle And Ruins
  5. What Are You Prepared To Sacrifice?
Ben başlangıç mahiyetinde olsun diye 5 eser bıraktım buraya. Tavsiyem, albümün tamamını yatağa uzanıp dinlemeniz. Bu eserleri dinlerken kulağınızın en doğru şekilde gelişmesi için başka şeyler ile meşgul olmamanız gerek. Bir şey düşünmeden, gözlerinizi kapayarak sadece enstrümanların çıkardığı seslere odaklanın.

Sahneyi zihninizde canlandırın.
Listemizin ikinci sırasında, benim bu sektörde işlerini hayranlıkla dinlediğim Gustavo Santaolalla bulunmakta. Tavsiyem, bu adamın ne kadar röportajını bulabilirseniz bulup, izleyin. Sözlerini bir kenara not edip arada okuyun. Çünkü yaratıcılık için gerekli olan en önemli şeyin teknik bilgi değil, his olduğunun yaşayan kanıtıdır kendisi. Teknik önemlidir ama unutulmamalıdır ki sadece bir "araçtır". Santaolalla, tekrar eden melodileri nasıl zenginleştirebilirizin cevabını bizlere verecek isim. 
Gittikçe dijitalleşen ve dolayısıyla mekanikleşen endüstride analogun neden önemli olduğunu, eskiyle yeniyi kombin etmenin bir eseri nasıl güçlendirebileceğini kanıtlamış bu adamın The Last of Us soundtrackinden seçtiğim şu eserlerini dinlemenizi istiyorum:
  1. Together (Left Behind DLC)
  2. The Last of Us
  3. All Gone
  4. The Choice
  5. The Path (A New Beginning)
Eserleri dinlerken şu soruların cevabını bulmaya çalışın:
  • Bir kompozisyondan iki farklı eser çıkarıp, bu iki eserin de farklı duyguları yansıtması nasıl sağlanabilir?
  • Ses ile; ortamın durumu dinleyiciye nasıl aktarılabilir?

Sıradaki bestecimiz, yakın zamandaki vefatıyla beni hüzne boğmuş olan Normand Corbeil. Bu abimizin eserlerinde dikkat etmenizi istediğim şey, enstrümanların yükselme noktaları ve "nasıl" yükseldiği. Corbeil, temayı belirleyen şeyin sadece akor ve gam dizilimi olmadığını eserlerinde göstermiş bir yetenek abidesi. Hız, pan ve ses sirkülasyonu kullanarak şarkının dinamiklerini inşa etme ve tiz seslerin "vurucu" özelliğini en etkili şekilde kullanma yöntemi aşağıdaki albümde gizli:
  1. Heavy Rain OST albümünde bulunan tüm eserleri dinleyin.
Ses tasarımına giriş 101 mahiyetindeki ilk dersimizde söyleyeceklerim bu kadar. Bunlar bana yetmedi, daha da isterim diyenler için ufacık bir liste bırakıyorum şuraya da:

Miksaj ne demektir diyorsanız ve bunu dinleyerek öğrenmek istiyorsanız:

Puscifer'in tüm albümlerini dinleyebilirsiniz. İlk dinleyişte hemen sevilebilen bir grup değil o nedenle benim tavsiyem Conditions of My Parole albümüyle dinlemeye girişmeniz.

Şarkıda dinamik bir enstrüman dizilimi kullanmak, bir diğer deyişle şarkı boyunca farklı enstrümanları öne çıkarmanın güzel bir örneği:

Tool'un tüm albümleri, baştan sona. (Demo hariç.)
  1. Ambiyans Kurgusu/Tema Üzerine Beste: Porcupine Tree (Herhangi bir albümü iş görür.)
  2. Elektronik elementler ile klasik enstrümanların yer yer harmanlandığı bir başka albüm: Röyksopp - Junior
  3. Elektronik müzikle harmanlanmış dijital rock: Blue Stahli (Self-Titled albümü)

Şöyle Bir Toparlamak Gerekirse

Bir besteci bence her türden müziği dinlemeli. Etiketlenmiş şarkıları (pop, jazz, metal fark etmez) dinleyerek ben bu etiketi nasıl yırtabilir ve kutunun dışına çıkabilirim diye düşünmeli. Bir sanatçının (Ki bu Glenn Hansard da olabilir Hans Zimmer da hiç önemli değil.) nerelerde tekrara düştüğünü, müziğini nasıl matematikselleştirdiğini öğrenmeli. Ben müzikte sistematikleşmenin, bir diğer deyişle mekanikleşmenin, bir kalıba sığdırılmanın taraftarı değilim. Belirli bir üretim sürecinden sonra bu en baba müzisyenin bile başına geliyor orası aşikar. Ancak bunu fark ettikten sonra ne yapıyor bu besteciler benim ilgilendiğim kısım orası. Gördüğüm kadarıyla birçoğu "Bu yaptığım tutuyor aynen devam." kafasıyla devam ediyor. Bunu, ismini dünyada duymayan kalmamış kişiler bile yapıyor. 

Madalyonun diğer tarafına da bakmak gerekirse bu sektör "İşte duygusal olsun. Bana kafana göre bir müzik yap işte." şeklinde çalışmıyor. Mesela epik temadaki eserleri dinlediğinizde hepsinin ortak bir noktada buluştuğunu görebilirsiniz. Daha doğru bir ifadeyle böyle görünmeyen kalıplar vardır ama hissedersiniz o ortaklığı. Atıyorum biri size "Bana epik temalı müzik yap." derse, bu temanın yapılarını kullanmaktan çekinmeyin. O temanın yapılarını kullanırken ben buna imzamı nasıl atabilirim diye de düşünün. 

İşin dijitalleşme boyutu hakkında da 3-5 bir şey söyleyip, noktalandıralım bu yazıyı. Sanatın illa kelimelerle ifade edilen bir şey olmasına gerek yok. Benim görüşüme göre sanat hissedilendir. İşte mekanikleşme bu "his aktarımının/paylaşımının" önünü tıkıyor. Bir şarkının mekaniğini/inşa yapısını öğrenip, hep o ezberlediğin şey üzerinden gitmek yerine türlerin genel olarak dinamiklerine hakim olmak ve o temanın; diğer temalarla, o türün; diğer türlerle etkileşimi hakkında en azından bir aşinalığa sahip olmak gelişim açısından daha yararlı. Hem böylece o kutunun etiketini yırtamasanız bile bir çizik, bir imza atma şansını yakalarsınız. Dünyadaki bütün enstrümanlara hakim olmak zor ama kulak aşinalığı önemli. Sık sık kendi tonlarınızı yazmaya çalışın. Atıyorum evinizin bir köşesinde gitar var ise, akordunu kafanıza göre değiştirip, kendinize göre bir çalma stili geliştirin. Müzikte yeni şeyler denemek çok önemli. Farklı kültürlerde bir enstrümanın farklı bir etki bırakabileceğinin bilincinde olun. Bizde "Zurna mı? Düğün enstrümanı eheheh." denilen şeye başka bir kültür epik müzik enstrümanı olarak bakabiliyor. 

Biraz uzun bir yazı oldu madem bu şarkı da buraya kadar okuyanlara ödül olsun o zaman: Jose Gonzalez - Far Away

Güzel bir gün geçirmeniz ve bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle hoşçakalın.
Film Bestecisi Olmak İsteyenlerin Mutlaka Dinlemesi Gereken Eserler Film Bestecisi Olmak İsteyenlerin Mutlaka Dinlemesi Gereken Eserler Reviewed by UltiDigi on 18:52:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: