Uzun Zaman Sonra


Zaman ilerledikçe, yaş aldıkça ve bir sürü şeyi yaşadıktan/deneyimledikten sonra insan dönüp bakıyor ya hani eski yazdıklarına, paylaştıklarına? Sonra da diyor hani; ne kadar da gülünç şeyler paylaşmışım!

Bundan 6 ay önce yazdığım şeyler garip geliyor bana. Evet, gülünç değil, garip. Sanki ben yazmış gibi değilim onları, ancak hissediyorum benden bir parçanın o yazılarda olduğunu. Uzun zaman önce insanın her saniye geçtikçe değiştiğine karar kılmıştım. Bir saniye sonramız ile bir saniye öncemiz aynı değil. Düşüncelerimiz aynı değil, duygularımız aynı değil, bakış açımız aynı değil hiçbir şeye. Cetvel üzerinde milimetrik bir değişim olarak gösterilebilecek bir değişimdir bu ama... Değişimdir işte. Aynılık yoktur artık o konu/fikir/düşünce/his üzerine zihinde.

Okuduklarımı anlamakta zorluk çekiyorum. Aslında uzun zamandır var bu durum. Bir şeyleri okurken çabucak sıkılıyorum. Dikkatim dağılıyor. Beni oyalayacak şeyleri meşgale ediniyorum hemen. Ama onlar da oyalamıyor artık beni. Oradan oraya gidiyorum sanki bir yerde durmamak için ama aynı yerde duruyor gibiyim. Bulunduğun yerde saymak anlamında söylemiyorum bunu. En azından idim bu yönde söylemediğimi yazmamı istiyor.

Geçen gün arkadaşımla depresyon üzerine konuşurken, aslında bunun ne menem bir hastalık olduğundan söz ederken, bu hastalığın sebep olduğu şeylere değinmiştik ufaktan ufaktan. Öyle bir hal alıyor ki bu hastalık zaman zaman, yataktan çıkamaz hale geliyor insan demiştim o sohbet sırasında. Hayatımın büyük bir çoğunluğunda yer etti bu hastalık. Kimi zaman ufak ufak hissettirdi kendini ve kimi zaman tüm odayı kaplıyor gibiydi. Ancak hayatımda ilk defa yatağımdan çıkamayacak hale geldim. Bir sürü iş birikmişti. İstemiyordum bunlarla uğraşmak. Arka planda televizyon açıktı yalnızlığımı bastırsın diye ve ben uzanıyordum öylece. Günler geçti böyle. Hala iyi değilim, hala yataktan çıkmak istemiyorum. Zihnimde bir donukluk var tam olarak nasıl tarif edilir bilemediğim.

Başka birileriyle iletişmiyorum uzun zamandır. Hobilerime vakit ayırmıyorum. Tam manasıyla kendim ile iletişiyor muyum onu dahi bilmiyorum. Zihinsel yorgunluğu hep hissederdim de, zihinsel yorgunluğun fiziksel yorgunluğa nakledişine ilk kez şahit oldum.

Uzatıyorum bu yazıyı. Çok yoruldum. Beynim de durumun farkında ve artık dinlen diyor vücuduma. Ama ben dinlenmeyi de bilmiyor gibiyim. Dinlenmek de nedir der gibiyim dinlenmezken ne yapacağını bilememe halini yaşarken.

Artık çok yoruldum. Anlaşamamaktan. Kendimden. İnsanlardan. Hayattan. Yoruldum vallahi.
Uzun Zaman Sonra Uzun Zaman Sonra Reviewed by UltiDigi on 08:09:00 Rating: 5

Hiç yorum yok: