Uyan. Kahvaltı. Bilgisayar. Arkadaşlar. Akşam yemeği. Seviş.
Bilgisayar. Uyu. Uyan. Kahvaltı. Mastürbasyon. Bilgisayar. Telefon. Arkadaşlar.
Akşam yemeği. Telefon. Bilgisayar. Uyu. Uyan...
Ne kadar az eylemle hayatımı
geçiriyorum diye düşündüm. İç sıkıntılarım arttı belki sebepsiz belki sebepli.
Nedenini biliyorum kendimden gizliyorum. Nedenini bilmiyorum. İnsanlara
gerçekten yüksekten bakıyorum. Egosal anlamda değil. Keyif alıyor muyum almıyor
muyum yaşamdan belli değil. Anlamsız değil, anlamlı değil, anlamsızlığı
anlamlandırmak değil.
Yan karakter gibi de değilim
ana karakter gibi de. İkisinin arasında sıkışmış, yazarın - bu halükarda tanrı
olabilecek olan bu yazarın - karar veremediği, iki arada bir derede kalmış bir
"şey"im. Derede boğulmak istedim olmadı. Dereden kurtulmak istedim
olmadı. Derede beni tutan ve tutmayan şeyler var. Benim tutunamadığım,
zamanında tutunmak isteyip artık keskin bir soğuklukla uzaklaştığım, hala, belki,
tam emin olamamakla birlikte tutunmak istediğim şeyler var, sanırım.
Yapacak hiçbir şey yoktu bir
zamanlar. Yapacak çok şey var şu an. Yahut bana yapacak çok şey gelip
derinlerimde yapacak hiçbir şeyin olmadığını hissettiren bir şey var içimde.
Belki bunun içindir harekete geçmiyor, geçemiyor oluşum. Sevdiğim insanlar
azdı. Sevdiğim insanları sevdiğimden bile emin değilim artık. Sevemiyorum.
Ekran karşısından izler gibi de
izlemiyorum hayatı. İnteraktif film, oyunmuş gibi sanki, basmam gereken tuşa
basmıyormuş, basmam gereken tuşu bilmiyormuş, basmam gereken tuşu biliyormuş da
basmıyormuş, basmam gerekeni bilip bunu yapmak istemiyorsun ya da istiyorsun
diyen sesi dinliyormuş gibiyim bazı zamanlarda. Bazı zamanlarda da
dinlemiyormuş gibi. Bu etkilerden biri de benim, her biri de. Bu etkilerden
biri de benim hayatım, her biri de.
Kelimelerle anlatılamayan
hissiyatlar mı var yoksa ne anlatmak istediğini, daha da ötesi ne hissettiğini
bilmemek, bilememek mi bilmiyorum. Bilmek isteyip istemediğini bile
bilip-bilmemek durumu söz konusu hayatımın çoğu zamanında. Kendisini
anlamayan-anlayamayan birisini başkası anlayabilir mi? Peki bu her iki durum
aynı zamanda mükemmel derecede korkunç ve umut verici değil mi?
Sosyoloji istatistiklerine
geçecek bilmiyorum kelimesinin kullanılmazlığı. Bir şeyler var.
Bir şeyler.
Var.
Sıkıntı. Bunaltı. Bulantı.
Reviewed by UltiDigi
on
09:17:00
Rating:
Reviewed by UltiDigi
on
09:17:00
Rating:


Hiç yorum yok: