Ara ara herkes internetten nasıl para kazanılır diye araştırıyor. Gördüğüm sıkıntı ise şu:
İnternetten para kazanmanın kolay bir şey sanılması. Hemen şimdi Trends veya Adwords araçlarını kullanarak bu eylemin ne kadar hafife alındığını görebilirsiniz. Emek olmadan yemek olmaz demişler. Peki büyük bir çoğunluk neden interneti kolay lokmaya giden bir araç olarak görüyor? Neden en az emekle en çok yemeği elde etmeye çalışıyor?
Asıl problem şu ki, bu sadece internet ile alakalı bir şey değil. Bugün sinema sektörümüze bakın. Müzik sektörüne, hizmet sektörüne... Müzik adı altında ajitasyon fırtınası esiyor. Sinema adı altında sıfır yaratıcılıkla işler ortaya koyuluyor. Hizmet sektöründe bir şekilde patron olabilmiş kişi nereden geldiğini, nereye gidebileceğini unutmuş. Bir üst(!) seviyeye çıkan kişi altındakilere köle muamelesi çekmeyi hak görüyor kendinde. Onun bir üstü de aynı şeyi ona yapıyor. Kimse sorgulamanın peşinde değil. Kimse birlik olmanın peşinde değil. Ben aç kalmadığım sürece komşum isterse gebersin anlayışı hüküm sürüyor. Bu anlayışın yanında diğer hiç kimse benden daha tok olmamalı tatlısı da hediye!
İşin özeti, az emek çok yemek getirsin anlayışı sadece internet üzerinden uygulanmaya çalışılan bir şey değil. Tembelliğin kurnazlık olarak nitelendirildiği toplumlarda gayet normal bu. Fırsat eşitsizliği, adam kayırmaca, yanlış yönlendirme, baskı... Çok fazla yazılabilecek şey var bu konuda ancak dikkatim çok dağınık. Zaten sizler de bunları okumaya gelmediniz. O nedenle fazla uzatmayayım, başlığa değinelim.
1. Bu saatten sonra forum açmak mantıklı mı?
Değil. Forum demek tartışmanın döndüğü yer demek. Tartışmanın olması için de büyük kitlelerin orada bulunması gerek. Türkiye'nin en büyük iki forumuna bakalım:
- Donanımhaber
- Frmtr
Bu iki forumun sosyal ağlar karşısında ayakta kalabilmesinin tek bir sebebi var: Köklü geçmişleri. Bu köklü geçmiş dolayısıyla oturmuş (bir diğer deyişle siteyi düzenli olarak ziyaret eden) bir kullanıcı kitlesi ve arama motorlarında indexlenmiş binlerce (belki de milyonlarca) içerikleri var. Markalaşmış, reklama ihtiyacı olmayan forumlar bunlar.
Peki neden bu saatten sonra forum kurmak mantıklı değil? Yeni bir forumun sosyal ağlar karşısında durabilmesi şu an çok çok çok zor. Çünkü forumlardaki tartışmalar artık sosyal ağlara kaymış durumda. Şu an bir forumun ayakta kalabilmesi için standart forum anlayışının çok fazla dışına çıkması, özgün olması, bir diğer deyişle büyük bir kitleyi kendisine bağlayacak bir sebebinin olması gerek. Benim bu konuda gözlemlediğim şey herkesin muhteşem bir sosyal ağ, acayip bir forum düşüncesi var. Gel gelelim bu düşünceler üzerine ne yoğunlaşılmış ne doğru düzgün bir araştırma yapılmış. Zaten o araştırma yapılmış olsa fikrin o kadar da acayip olmadığı ortaya çıkacak ancak yine bir tembellik söz konusu. Yatırım gerektirdiğini düşündüğünüz işlerde aceleyle iş yapılmaz. Enine boyuna her haltını irdelemek gerekir. Ha bu demek değil ki bu saatten sonra bir forumun tutması imkansız. Pazar araştırmamı yaptım, şöyle şöyle yeniliklerim var, forumlara bambaşka bir pencereden bakıyorum, pazarlama kısmını halledemezsem bu işin tutmayacağının bilincindeyim diyorsanız neden olmasın? Sonuçta insan yaratıcı bir varlık. Ama benim naçizane görüşüm bilgi sunan bir kaynaktan kazanç elde etmek istiyorsanız bu işe para kazanma hırsıyla başlamayın. Kalitenizi konuşturun, o para her halükarda gelir.
2. İnternetten stock fotoğraf satarak para kazanabilir miyim?
Kısmen. Neden kısmen? Ben bu stock fotoğraf işine "akmasa da damlar" kafasıyla bakıyorum biraz. Neden derseniz şu an sektörde o kadar fazla stock fotoğrafçısı var ki... Bu şekilde ciddi gelirler kazanmak için inanılmaz geniş bir arşiv ve reklam şart. Kısa vadede kazandırır mı? Kazandırır. Uzun vadede evimi geçindirecek kadar kazanabilir miyim derseniz... Dediğim gibi çok başarılı işleriniz + geniş bir arşiviniz + markalaşmaya doğru giden bir adınız varsa olabilir. Hak verirsiniz ki bu şekilde geçimini sağlamayı istemek güzel bir düşünce olsa da ciddi bir emek sarfını gerektirir.
3. PTC bir diğer deyişle Pay to Click sitelerine üye olmalı mıyım?
Bence hiç uğraşmayın. Tıklama başına 0,0001 liraya(?) para gözüyle bakıyorsanız uğraşabilirsiniz tabii. Bir de PTC sitelerini geçtim anket, o, bu, şu siteleri (neredeyse bu kafadaki tüm siteler) Türkiye'ye çok az reklam vs. gönderiyor. 5$ almak için aylarca uğraşılmaz. Heves edip hiç bulaşmayın.
4. Makale yazarak para kazanmak mümkün mü?
Mümkün. Bir dönem makale yazarak cep harçlığını çıkarmış birisi olarak size tek bir tavsiyem var:
300 kelimesi 3 TL, 500 kelimesi 2,5 TL gibi komik rakamlara çalışmayın. Ki şu an sektör bu tarz işverenlerle(!) dolu. Açın bir blog, uzun vadede kazanmanız daha olası. Size 3 lira verenler, sizin üzerinizden 300-500 lira götürüyorlar.
Makale yazmak öyle kolay bir iş değil. Bu tarz sitelerde genelde günde 3 tane, 5 tane makale yazma şartı aranıyor. Fiziksel olarak neredeyse hiçbir efor sarf etmiyor olsanız da işimi düzgün yaparım diyenlerdenseniz kafa olarak çok yorucu. Kelime başına doğru düzgün fiyat veren bir yer bulursanız bana da haber edin hep beraber çalışalım. Bir de bu tarz sitelerde işi düzgün yapıp-yapmadığınızı kontrol için deneme sürecinde başınıza birini atarlar. Benim en sinir olduğum şey millet eşini dostunu koyuyor bu pozisyona. Emin olun bunu en kurumsal bildiğiniz şirketler bile yapıyor. Eleman Türkçe'nin t'sine hakim değil ama size tavsiye(!) veriyor. Burası olmamış, şurası olmamış diyor. Altını çiziyorum komik rakamlara m-a-k-a-l-e f-a-l-a-n y-a-z-m-a-y-ı-n. Ne istediğini bilmeyen işverenlerle hiç çalışmayın.
5. Youtube'dan para kazanmak mümkün mü?
Mümkün ama uzun vadede. Öyle 3-5 ayda hemen 1.000 lira alırım kafasıyla bakıyorsanız hiç girmeyin o işe, vaktinize yazık. Bir de ben Youtube'a güvenmiyorum. Kanalınızı hiçbir şekilde Adsense'e bağlamayın arkadaşlar. Neden derseniz:
Bu bazı embesil insansılar var. Spam ile çalışmak denen bir yöntemden bahsediyorlar. Nedir bu spam çalışmak?
Milletin videolarını araklıyorlar. Günde 300-500 tane video atıyorlar kanala. Para kazanma da aktif tabi. Google bu insansılarla baş edemeyeceğini anlayınca uzun süre önce toplu kanal kapatmalarına başladı. Kanalınız özgün de (yeni tarihli kanallar özellikle) olsa bir gün çat diye gidebiliyor. Bir diğer deyişle arada sizin kanal da kaynıyor. Spam yapmadığı, tamamen özgün içerik ürettiği halde kapanan kanalların ortak noktası gözlemlediğim kadarıyla Adsense hesabına bağlı olmaları.
E ben özgün video üretiyordum, hiç telif uyarısı almamıştım, topluluk kurallarını ihlal etmemiştim demeyin. Zerre sallamıyorlar. İtirazınızı da bir robot otomatik olarak cevaplıyor. Cevap da küfür gibi adeta. Cevaplamasa daha iyi.
"İtirazınızı inceledik ve kanalınızın topluluk kurallarını bir veya birden daha fazla ciddi şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle kanalınızın kapalı kalmasına karar verdik." gibisinden bir mesaj atıyor. İkinci kez itiraz hakkı da yok. Youtube ve Google Support'a sürekli e-posta yağdırırsanız bir ihtimal kanalınızı aylar sonra açabiliyorlar. Kısacası ölme eşeğim ölme. E o kadar emek vermiştim ne oldu? Çöp. Adsense hesabına bağlamayayım başka bir aracıyla anlaşayım derseniz kanal yeterince büyük değilse o da zor. Sponsor için de epey bir izlenme alıyor olmanız lazım. Bana sorarsanız Youtube işine hiç girmeyin.
6. Freelancer olarak bir diğer deyişle evden çalışarak geçimimi sağlayabilir miyim?
Şunu en baştan belirteyim, freelancer piyasası çok bok bir piyasa. Gerek çalışan gerek işverenlerin çok dikkatli olması lazım. Emeğini çok ucuza satanlar var. 1 haftalık bir projeyi gidip 5$'a yaparım diyen insanlar olunca sikerim yapacağınız işi moduna girmek kaçınılmaz oluyor bir süre sonra. Buraya biraz sonra geri döneceğiz. Önce şunu irdeleyelim:
Yetkinliğiniz ne?
Multi-medya tasarımıyla alakalı (fotoğraf-video düzenleme, logo tasarım, ses tasarımı, beste vs.) işler yapıyorsanız freelance çalışarak geçinmeniz çok zor. Niye çok zor? Birincisi yukarıda bahsettiğim emeğini yok pahasına satanlar yüzünden. İkincisi profil sayfanızda Türk ibaresini görenler sizinle çalışmak istemeyebiliyor. Bu konuda ciddi bir ırkçılık var maalesef. Sizin 3 deneyiminiz ve %100 olumlu yorumunuz var ise, atıyorum bir İngiliz'in 2 deneyimi ve %90 olumlu yorumu varsa ona gidiyorlar işi vermek için. Ki bu tarz projelerin de sayısı çok az. Günde 20 tane yazılımla alakalı ilan açılıyorsa 2 günde 1 tane multi-medya ilanı açılıyor. Medya tasarımı yapıyorsanız bu şekilde geçinmenin tek yolu uzun vadeli çalışabileceğiniz birini bulmaktan geçiyor ki o da cidden zor. Tasarım alanında en çok iş logo tasarımında. Seslendirme, beste, mixing & mastering, materyal düzenleme gibi ilanların azlığı sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Programlama, site tasarımı, SEO gibi daha çok yazılımsal konularda yetkinseniz işiniz daha kolay. Dediğim gibi epey bir ilan açılıyor bu alanlar için. Biraz deneyim kazanıp, olumlu yorumlar alırsanız bu şekilde geçinmek evet, mümkün. Ancak başlarda iş almak, yorum kazanma süreci biraz sancılı işliyor çünkü her alanda olduğu gibi bu alanlarda da siteleri domine eden insanlar var.
Freelancer olarak devam edebilmenin en büyük şartı sürekli reklamını yapmaktır. Sürekli diğer müşterilerin sizden haberdar olmasını sağlamaktır. Müşteri size gelmeyecek, emeğinizin sömürülmesine müsaade etmeden siz müşteriye gideceksiniz.
7. Bizim bi' arkadaş bi' siteye üye oldu. Parasını ikiye katladı.
Bizim bir arkadaş şöyle kazandı, benim kuzen böyle araba aldı, yok şu şöyle yaptı, bu böyle yaptı laflarına inanmayın arkadaşlar. Kimse kimsenin parasını durduk yere ikiye k-a-t-l-a-m-a-z. Bu paranızı ikiye katlayan sitelere saadet zinciri derler. Sisteme bir girersiniz, elinizi kaptırır, kolunuzu da alamazsınız. O tarz şeylerden uzak durun.
8. Blog yazarak para kazanabilir miyim?
Kazanabilirsiniz. Bu konudaki en büyük hata kısa vadede paranın akmasını beklemek. Öyle 1 yılda (hatta 2-3) evinizi geçindirecek kadar para kazanamazsınız. Evi geçindirmeyi geçtim bu süreçte hiç para kazanamayabilirsiniz bile. Bu konuda yapılacak şey, orijinal içerik üreteceksiniz. Çalmayacaksınız. Kendi bildiğiniz şey üzerine yazacaksınız. Şu kategori daha çabuk para getiriyor diye bilmediğiniz kategoriye girerseniz bir süre sonra kazanmaya başlasanız bile yaptığınız iş size hiçbir keyif vermez.
9. Yayın yaparak para kazanabilir miyim?
İngilizce biliyorsanız gayet olabilir. Bu noktada sıkıntı şu ki herkes yayın yapıyor. Senin orijinalliğin ne? Seni farklı kılan ne? Seni farklı kılan şeyi bulduysan bunu geliştirebilir misin? Buna yatırım yapabilir misin? Disiplinli şekilde çalışıp, yılmadan devam edebilir misin? Bunların hepsine cevabın evetse, durma yardır. Birine bile bir cevabın yoksa hiç başlama uzak dur. Neden Türkçe değil de İngilizce ona da açıklama getireyim:
Bizde doğru düzgün bir bağış kültürü yok. Millet karnını zor doyuruyor nasıl bağış yapacak? Ha sponsor bulursun falan o başka iş. Bu arada sponsor demek size öyle beleş ürün gönderen, şunu bi' incele diyen firmalar değil arkadaşlar. Sponsorluk karşılıklı çıkar ilişkisidir. Karşılığını alamayacağını düşündüğü bir kişiye/projeye hiçbir firma sponsor olmaz. Benim bu konudaki tavsiyem oyun yayını falan yapmayın artık. Boku çıktı. Yok illa yapacağım diyorsanız orijinal bir şey olsun. Araştırın, üzerine düşünün. Kaliteli bir şey ortaya koyarsanız sizi izleyen insanlar da kaliteli olur. Çoluk-çocukla uğraşmazsınız.
Yazının özeti: İnternetten kısa yoldan para kazanmak diye bir şey yoktur arkadaşlar. İnternette ne kadar ekmek o kadar köfte diye de bir şey yoktur. Yıllarınızı harcadığınız bir proje size hiçbir şey kazandırmayabilir. Bunun sebebi yönetimsel sıkıntılar, pazarlamadaki hatalar, tanıtım eksikliği vs. olabilir. Akmasa da damlasın düşüncesiyle üç-beş bir şey kazanmak kolaydır internetten. Arada çeviri yaparak, makale yazarak, forumlardaki ilanları takip ederek bunu yapmak kolay. Ama ben evimi bu şekilde geçindirmek istiyorum diyorsanız sürekli yatırım ve geliştirme isteyen bir şey bu eylem. Öyle yapayım, 3 ayda en azından şöyle bi' 300-400 kaldırayım kafasındaysanız hiç bulaşmayın. İnternete, internetten para kazanmak için yatırım yapmayın. İnternete, diğer insanlara internetten farklı bir deneyim kazanmalarını sağlarsanız para zaten gelir.
Not: Bu yazıyı gözlemlediklerim ve deneyimlerim üzerinden yola çıkarak yazdım. Tablo biraz karamsar görünüyor farkındayım ancak görünen bu maalesef. Umarım bu içeriğin birilerine faydası dokunur. İstek olursa hangi siteleri kullandığımı, nerede ne satabilirsiniz, hangi sitelerle çalışmalısınız tarzında bir liste hazırlayabilirim. Aslında bu yazıya onları da dahil etmek istiyordum ama yazının başında değindiğim gibi biraz dikkatim dağınık şu sıralar. Zaten yazı da epey uzun oldu, değil mi? Ayrıca şu Paypal'ın Türkiye'den çekilmesi büyük bir eksi Türk freelancerlar için. Neyse. Buraya kadar okuyan varsa şimdiden teşekkür eder, güzel bir gün geçirmenizi dilerim.
Freelance Çalışmayı Düşünenlere Tavsiyeler
Reviewed by UltiDigi
on
08:49:00
Rating:
Reviewed by UltiDigi
on
08:49:00
Rating:






Hiç yorum yok: